-->

21 Ağustos 2014 Perşembe

Umutsuz Düşesler Serisi 6: Yüreğimde Son Perde

TANITIM:
Aşkta mantık yoktur. 
Villiers Dükü Leopold Dautry, gayrimeşru çocuklarına annelik yapacak birini bulabilmek için bir an önce evlenmelidir ve bu kişi asil bir kadın olmalıdır. Seçeneklerden biri Montague Dükü'nün zarif, güzel ve zeki kızı Eleanor'dur. 
Diğeri ise Gilner Dükü'nün fazla açıksözlü kızı Lisette'tir. Ne kıyafetler ne de görgü kuralları umurundadır. Üstelik herhangi bir unvanla da ilgilenmemektedir. Sosyetenin yarısı Lisette'in deli olduğunu düşünmektedir ve Villiers da bunu kabullenmek üzeredir. 
Mantığı ile tutkusunun, aklı ile hayallerinin arasında kalan Villiers, kendisini oldukça zor bir durumda bulur. Fakat sevdiği kadının onuru için savaşmak zorunda kaldığında asıl riskin düelloda değil, kalbinde ve yatağında olduğunu anlayacaktır. 
"James'in zekâsı, bu dokunaklı romanı zirveye taşıyor." 
-Romantic Times Book Reviews -

YORUMUM:
Ve nihayet serinin en çapkın karakteri Villiers'inde başını bağlıyoruz. Jemma'ya hayranlıkla karışık bir aşk besleyen dükümüz 6 gayrimeşru çocuğuna bakıcı olsun diye bir kadınla evlenmeye mecburdur. Annelik demiyorum çünkü adam resmen bakıcı istiyor. Ona aşık olmayacak ezik, nazik bir eş. Diğer kitapta bizim Jemma'nın önerdiği adaylarla da şansını deniyor. İlk başta tanıtımı okuyunca Lisette ile evleneceğini sanmıştım. Ama sonra işler değişik bir boyutta gelişiyor. Ve bizim ciddi kız Eleanor bir düşes oluyor.  Eleanor'da ilk başta evde kalmamak adına düke yakınlaşıyor ama... Bir kitap klasiği aşık oluyor. Tobias, babasına iyiki çekmemiş. Babası her ne kadar çektiğini söylese de bence değildi. Kitaptaki en kötü olay Lisetteydi. Okumasanızda olur diyeceğim.

Puanım:6


Umutsuz Düşesler Serisi:5 Yüreğimin Tek Sahibi

TANITIM:
Bir kadın, kocasını kendine âşık etmek için nasıl baştan çıkarır?
Güzeller güzeli Beaumont Düşesi ve ağırbaşlı kocasının düğününde çalan kilise çanları henüz susmamışken yaşanan bir skandal, Düşesin apar topar Fransaya gitmesine neden olur. Söylentilere göre Düşes dokuz yıl boyunca skandaldan skandala koşar. Beaumont Dükü Elijah da bu söylentilere inanmaktadır.
Fakat yakışıklı Dükün bir vârise ihtiyacı vardır ve eşini evine çağırır. Jemma evine döndükten sonra, Elijahnın ona olan ilgisizliğine şaşırır. Kocasıyla aynı hisleri paylaşmaması bir yana, imkânsızı, yani kocasının kalbini istemektedir...
"Usta satranç oyuncularını taşları değil, gönüllerini kaptırabilecekleri bir oyunda görmek büyük zevk. Eloisa James zekâ, kabiliyet ve zarafetiyle okurlarına birçok farklı seviyede ulaşıyor, onlara aşkın gücünün her engeli aşabileceğini gösteriyor."
Romantic Times
YORUMUM:
Serinin en çok beklediğim ve en merak ettiğim çifti Jemma ve Elijah'tı. Aslında bir hata yapıp, Yüreğimdeki Son Perde'yi bu kitaptan önce okumuştum. Gerçi orada da bizim dükün kıskançlıkları vardı sadece. Elijah kalp hastası, düzgün bir centilmen. Kitap boyu asi yanını hiç görmediğimiz boynuzlu bir koca rolünde ama aslında öyle değil. Karısını deli gibi seviyor ve çok kıskanıyor. Sadece kendisi karısını aldattığı için onunda kendisini aldatıp şartları eşitlemesine izin veriyor. Bu da çok mantıksız. Çünkü şu ana kadarki tüm kitaplarda düklerin eşlerini sahiplenmelerini ve sadece kendilerine ait olmalarını istediklerini gördük. Elijah da aynı fikirde ama karısına izin veren cinsten. Garip biri. Ve Jemma kitap bence sadece onu içerse daha güzel olabilirdi. Zeki, güzel, kinci... Ama bu kitapta şunu görüyoruz. Jemma aslında sadece kocasına aşık ve kalbi kırık bir kadın. Tüm o aşırılıkları hep kocasının ilgisini çekmek için. Ama kocasının onu sadece varis yapmak için kullanılacak bir kısrak olarak gördüğünü düşünüyor. Bu da tepkilerini abartmasına neden oluyor. İkilimiz 9 yıl önce evlenmiş ama 1 ay birlikte olduktan sonra bir daha da olmamışlar. Nedeni ise Elijah'ın metresi ile ofisine işi pişirirken bizim düşese yakalanması. Sonra da düşes kaçar ve kendine 2 tane sevgili bulur. Kocası da karım artık bana kızgın değildir aldı öcünü der ve onu geri ister. Bu arada dük bir daha kimseyle de birlikte olmamış :D Hatasını anlayınca normal. Kitap şu ana kadarkilerin hepsinden güzeldi kesinlikle okuyun. Özellikle bizimkiler santraç turnuvasını sonlandıramadılar. Çünkü ikisi de diğeri kazansın diye geri çekildi. Bence Jemma kazandı. Çünkü yatakta hamleyi görüp oyundan çekildi. Belki dükte bilerek yenilmiştir. İlginç bir oyundu. Sadece beyninizde biriyle santraç oynadığınızı düşünün beni anlarsınız. Neyse sonunda Jemma kocasına ve bebeklerine kavuştu. Finali güzel bağlamış yazarı artık eleştirmeyeceğim çünkü bu kitap eleştirilmeyecek kadar güzeldi. Sadece bazı yerleri fazla uzattığından bir puanımı kırıyorum. 
Puanım:9

Umutsuz Düşesler Serisi 4:Yüreğim Sana Ait

TANITIM:
Anlaşmalı bir evlilik tutkulu bir aşka dönüşebilir mi?
Cosway Düşesi Isidore henüz görmediği bir erkeği özlemektedir; kendi kocasını!

Leydi Isidore çok heyecanlıdır. Yıllar önce anlaşmalı olarak evlendiği Cosway Dükü uzun seyahatinden geri dönmektedir. Dük'ün gelmesiyle birlikte artık düşes unvanına kavuşacak olan Isidore, gelecek kişi nasıl biri olursa olsun onu kocası olarak kabul etmeye kararlıdır. Ancak Dük Simeon Jermyn ile karşılaşınca her şey değişir.

Cosway Dükü Simeon maceralarla geçen günleri geride bırakıp evine, henüz tanışmadığı karısına döner.
Afrika seyahatini tamamlayan Simeon, Londra'ya gelir ancak genç adam ne içine girdiği sosyetenin gereklerini yerine getirmek ne de yıllar önce ailesi tarafından belirlenen anlaşmalı evliliğini sürdürmek konusunda heveslidir. 
Ancak Isidore, düşes olmak ve kocasından kolayca vazgeçmemek konusunda kararlıdır…
Yorum:
Bir kere Simeon kesinlikle benim dük tanımım içinde yer almıyor. Fazla gizemli, buhranlı, tutkularını göstermeyen biri. Düşemiz kocasını nihayet görüp onunla olacağını düşünürken, kendisi düklükten soyutlamak isteyen biriyle karşılaşıyor. Dahası adam onu istemiyor. Bir kadın için en büyük felaket budur herhalde. Birbirlerine uygun olmadığını düşünen bir koca ve ona aşık olan karısı. Kocasını öldürmek isteye isteye okudum kitabı. Ve aşkını falan bence gösteremedi. İsteyen okusun ama okumasanız da çok bir şey kaybetmezsiniz.
Puanım:

Umutsuz Düşesler Serisi 3: Yüreğimdeki Arzu

TANITIM

Berrow Düşesi Harriet, unvanı ve sorumluluklarından son derece sıkılmıştır. Çay partileri ve gösterişli balolardan ziyade, tüm arzularını ve tutkularını açığa çıkaracak bir gece partisine katılmayı istemektedir. Lord Justinian Strange tarafından sıklıkla düzenlenen eğlenceli şölenler ise soylu düzenbazlar, hafifmeşrep kadınlar ve âşıklarla dolup taşmaktadır. Genç kadının bu davetlerden birine katılması, onun için geri dönülemez bir skandala davetiye çıkaracaktır. Ancak Harriet böyle bir geceye katılmak için kimliğini gizlemek zorundadır… Ve bunun için binbir türlü oyuna başvuracaktır.

Tek gecelik bir kaçamak arayan Lord Justinian, erkek giysilerinin ardına gizlenen esrarengiz gencin, aslında balonun en güzel kadını olduğu sürpriziyle karşılaşınca şoka girer. Böylesi bir ilişki için, saygın bir kadın neden şöhretini tehlikeye atmıştır? Oyunlarla başlayan kaçamak ilişki, aşka yenik düşecek midir?

Kişisel Yorumum:

Yazar kendini aşmış, bu kitap şu ana kadarki ikisinden bin kat güzeldi. Özellikle konusu çok sıradışıydı. Bir kadın düşünün erkek kılığına giriyor. Ve eğlence arıyor. Üstelik dışarıdan tam bir hanımefendi. Jemma'dan bile beklenmeyecek şekilde davranmasını takdirle karşıladım. Justinian'ı sevmedim, sıradan çapkın bir tipti. Ama Harriet için kitabı okuyun derim.
Puanım:
7

Umutsuz Düşesler Serisi 2: Yüreğim Seni Seçti


TANITIM
AŞKIN BÜYÜSÜNE KİM KARŞI KOYABİLİR Kİ? 
Olağanüstü bir kış gününde, arkadaşları tarafından Poppy olarak anılan Leydi Perdita Selby, ömrünün sonuna kadar sevebileceğine inandığı adamla tanışır. Çekiciliğiyle kadınların ayaklarını yerden kesen Fletcher Dükü; nefes kesici, masum bir güzelliğe sahip, genç İngiliz kadını için mükemmel bir eştir ve onlarınki genç kadının hayal edebileceği en romantik evliliktir. Dört yıl sonra, Poppy ile Dük artık cemiyetin gözdesi olmuşlardır ancak kapalı kapılar ardında, aşklarının ateşi sönmüştür. 
Hâlâ büyük bir arzuyla sevdiği kadını kaybetmek istemeyen Fletcher, büyüleyici karısının enfes tutkusunu yeniden alevlendirmeye ve günahkâr bir kurnazlıkla ilk aşkının inadını alt etmeye kararlıdır. 

Kişisel Yorumum:
Bu kitap aslında bizim sonsuza kadar mutlu yaşadılar tanımımıza uymuyor. Çünkü çiftimiz birbirine aşık ve evli olarak önümüze sunuluyor. Genelde okuduğumuz kitaplar kadınlar kocalarını kendilerine aşık etmeye çalışırlar. Ya da iki aşığın evlenmeye çalışmasını okuruz. Bu kitap ise tam tersi. Aşık olan çiftimizin aşkını yeniden alevlendirmeye çalışmasını işin içine yan karakterleri katarak işlemiş. Yazarın tarzı sıra dışı. Ama kitapları çok akıcı gelmiyor bana. İki kere okumayı istetmiyor en azından. Poppy tutucu, zayıf biri. Hep annesinin boyunduruğunda kalmış. Aşkını bile özgürce yaşayamamış bir kadın. Tam bir sosyete hanım efendisi. Kocası Fletcher ise karısına tapan sıradan sosyete beylerinin aksine tutkuları olan ama karısını ürkütmemek adına bunu engelleyen biri. Ama bizim Poppy, Jemma gibi asi ve inatçı birine döndüğünde ikilimiz arasında tutuşan alev kitabı sevmenizi sağlayacak. Bundan önce kitabı fırlatıp atmazsanız okuyun derim.

Puanım:5