-->
Richelle Mead etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Richelle Mead etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2013 Pazar

Kan Bağı Serisi: 3 Mavi Büyü

Kan Bağı Serisinin şimdiye kadar çıkan en güzel kitabı bana göre buydu. Yazar beni şaşırtmayıp yine aşkı yaşamayı 3. kitaba saklamıştı. Sizi daha fazla bekletmeden kitabımızı tanıtmak istiyorum. Kitap 2. kitabın bittiği yerden başlıyor. Sydney, Adrian'a olan duyguları karışık bir halde dolanıp dururken bir de Sonya'nın düğününe gitmek için bindiği uçakta Adrian ile yan yana oturmak zorunda kalır. Adrian bunu tesadüf gibi gösterse de biz tesadüf olmadığını biliriz. Adrian artık Sydney'e olan aşkını kabullenmiştir. Ama Rose da yaptığı hataları Sydney'de yapmaz. Gerçi çekilip onu duygularıyla baş başa bırakmak yerine hep saldırmayı tercih eder. Öte yandan Veronica adlı bir cadı büyü yeteneği olan kızlara zarar verip onların güzelliğini çalıyordur. Bu cadı Sydney'in öğretmeninin ablasıdır aynı zamanda. Öğretmenini kırmayan kahramanımız Adrian ile diğer kızları uyarmak için yollara düşer bu sırada birbirlerine de yakınlaşırlar. Ama araya Marcus adlı eski bir simyacının girmesiyle ikilimizin arası azıcık açılır. Marcus yakışıklı ve asi bir eski simyacıdır. Altın zambak dövmesini kırmış onun yerine mavi bir dövme yaptırmış ve simyacılardan ayrılmıştır. Kitap boyu Sydney'i kendi yanına çekmeye çalışır ama başaramaz. Sydney kalbinin sesini dinler ve Vampir Akademisinden beri dua ettiğim gibi Adrian da sonunda sevilir ve mutlu olur. Tabii ki her güzel şeyin bir sonu vardır. Ve Sydney odasına döndüğü anda kız kardeşi Zoe'nun da bir simyacı olduğunu öğrenir. Dahası Zoe artık Sydney ile görev yapacaktır. 
Kişisel Yorumum:
Sonunda Adrian'ın aşkı için mücadele etme yönünü görüyoruz. Karşımızda daha büyümüş bir Adrian, kararlı, pes etmeyen bir erkek var artık. Sydney gördüğüm en sert kadın karakter. Ama düğünde yumuşuyor hatta Rose bile onların birbirlerine ait olduklarını düşündüğünü söylüyor. Bilirsiniz Rose imkansız aşkların kızıdır. Sydney burnunun dikine gitse de bundan sonraki tavırlarını çok merak ediyorum. Adrian ile ilişkisini bakalım nasıl saklamayı başaracak? Belki Zoe'da bir moroi ya da dampire aşık olur. Bu arada Jill Ve Eddie aşkının sonuçlanacağını hissediyorum. Angeline sonunda gerçek aşkını buldu. Kimliğini söylemeyeceğim sürprizi kaçmasın. Kısacası yorumum tamamen olumlu yönde kitabı okumalısınız :D
Ve yorumumu kitaptan en sevdiğim yerden alıntı yaparak bitiriyorum. Adrian'dan: "Sen onun kadar kayıp bir vaka değilsin. Yani Rose konusunda, onun Rus bir komutana olan destansı aşkını aşmak zorundaydım. Oysa seninle tek sorunumuz, türlerimiz arasındaki birkaç yüzyıllık ön yargılar. Benim için çocuk oyuncağı!"
Puanım:9
1. KİTAP
2. KİTAP

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Vampir Akademisi 6: Son Fedakarlık

Kitap Özeti
CİNAYET. AŞK. KISKANÇLIK. VE SON BİR SEÇİM. ÖLÜM MÜ, AŞK MI?

Rose Hathaway oyunu her zaman kendi kurallarıyla oynamıştı. En yakın arkadaşı ve yaşayan son Dragomir Prensesi Lissayla St. Vladimir Akademisinden kaçarak kuralları çiğnemişti. Büyüleyici öğretmeni Dimitriye aşık olarak kuralları çiğnemişti. Moroi dünyasının lideri, Kraliçe Tatianaya karşı gelme cesaretini göstererek, gelecek dampir nesillerini korumak adına hayatını ve saygınlığını riske atmaktan çekinmemişti. Ancak bu kez kanun, pençesini Rosea geçirdi. Hem de işlemediği bir suç için. Üstelik cezasının infazını önleyebilecek bir tek kişi var ve Rose onu bulmak için hem Dimitrinin hem de Adrianın yardımına muhtaç. Ama zamanı azalıyor. Ölüler dünyası onu tüm gücüyle geri isterken Roseun şansı gitgide zayıflıyor. Esas önemli soru şu; tüm hayatınızı başkalarını kurtarmaya adamışsanız sizin hayatınızı kim kurtarabilir Rose, Dimitri, Adrian ve Lissayı yalnız bırakmayın.
Spoiler:
6. kitapta Rose'u hapisten kurtarma çabaları ve Lissa'nın kayıp kardeşini bulma girişimiyle sürüyor. Ve... Rose ile Dimitri yeniden beraber oluyor. Olan Adrian'a oluyor. Sonu Lissa'nın kraliçe olup Christian ile mutlu olması, Rose'un da Dimitri'ye kavuşmasıyla bitiyor. Ama seri Kan Bağı adlı yan seriyle devam etmekte. 
Bu sefer başrol de Adrian ve Sdyney  var.
Kişisel Yorumum:
Adrian'a özel bir seri yazılmasına çok sevindim. Hak etmişti. Rose'u unutsun Sdyney ile mutlu olsun. Nasıl olsa simyacımız artık vampirlerin hepsinden nefret etmiyor. Rose ve Dimitri'nin yeniden birleşmesine çok sevindim. Favori çiftimdi ikisi. Lissa ve Christian bir elmanın iki yarısı gibiler sonunda da öyle oldular. Çok güzel bir son olmuş. Bu serinin yazarı mutlu sonları seven bir yazar. Diğer seride de bizleri mutlu edecektir. 

Vampir Akademisi 5: Ruh Bağı

Kitap Özeti
AŞKA HER ZAMAN GÜVENDİ

ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENDİ
Rose'un önünde iki seçenek vardı. Ya ölecek, ya öldürecekti. Kalbinin sesini dinledi ve yanlışı seçti. 
Rose, önce Dimitri'nin doğduğu topraklara, Sibiryaya, uzun ve talihsizliklerle dolu bir yolculuk yaptı. Ardından St. Vladimir Akademisine döndü. Böylece en yakın arkadaşı Lissa'ya da kavuşmuş olacaktı. Ama Roseun kalbi halen Dimitri için atıyor ve sevdiği adamın bir yerlerde, hayatta olduğunu biliyordu. Eline bir şans geçmişti oysa...
Fakat onu öldürememişti. Yapamamıştı. 
Şimdi en korkunç kabusu gerçeğe dönüşmek üzere pusuda bekliyordu. Dimitri kanını tatmıştı ve susuzluğu her geçen dakika biraz daha artıyordu. Dimitri, Roseun peşindeydi. 
Ölümüne bir kovalamaca! Nefes kesen bir karşılaşma! 
Michiganda doğan Mead, şu anda Washingtonda yaşıyor. Roman dünyasına dalmadan önce birkaç iş denedi elbette. Ama yazarlıkta karar kıldı. Farklı alanlarda aldığı eğitimin ve iş deneyimlerinin kendisini zenginleştirdiğini düşünüyor. 
Tüm zamanını Vampir Akademisi ile diğer serilerini yazarak geçiriyor.

Spoiler
5. kitapta Rose ve Adrian ile sevgili oluyor. Ve Lissa sayesinde Dimitri yeniden dampire dönüyor. Ama kraliçe ölüyor ve suçlu Rose olarak görülüyor. Bunun üzerine kızımız hapse atılıyor.

Kişisel Yorumum:
Rose çok şımarık, sorumsuz ve dengesiz bir karakter. Cesur ve atılgan olması tek iyi yönü. Adrian'ı kullanıp Dimitri düzelir düzelmez soluğu onun yanında almasına sinir oldum. Dimitri'nin kendine acıması da beni delirten bir diğer faktör oldu. Adrian zavallım ne suçu varki Rose'u sevmekten başka? Çok sinir olsam da Dimitri ve Rose'u tutan biri olduğum için onların adına sevindim. Tek kızdığım yer Rose'du. İkisini birden parmağında oynatan şımarık karakterimiz. Sonunda ikisinde olsun da aklı başına gelsin.
Puanım:9

Vampir Akademisi 4 Kan Sözü

Kitap Özeti
Rose Hathawayin hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. 
Kısa süre önce St. Vladimir Akademisine düzenlenen saldırı, Moroi dünyasını sarsmıştı. Vampirlerin birçoğu ölmüştü. Fakat Strigoilar tarafından götürülen birkaç kurbanın yazgısı daha karanlıktı. 

Rose içinse bir kurban çok önemliydi. Dimitri Belikov. Dimitri! 
Şimdi Rose, yüzlerce Strigoi öldürdüğünü gösteren bir dövme taşıyordu ensesinde. Hem de çok nadir bulunan bir dövme. 
Rose seçim yapmak zorundaydı. En iyi arkadaşı ve hayatta kalan son Dragomir prensesi Lissayı korumak için ettiği yemini tutacak ya da Akademiden ayrılarak sevdiği adamın peşine düşecekti. Aşkla ve tek başına! Dimitriye verdiği sözü tutmak için dünyanın öbür ucuna bile gidebilirdi. Ancak cevabı kan kokan bir soru Roseun peşini bırakmıyordu. Dimitri kurtarılmayı isteyecek miydi?
Eyvah! İşler karıştı. Rose bu yükün altından kalkabilecek mi Dimitriyi öldürmeyi başarabilecek mi?  
Yoksa kapısına kadar gelen sonsuz aşka mı kapılacak?
Spoiler 
4. kitapta 3. kitabın bittiği yerden başlıyor. Rose en sevdiği arkadaşı Lissa'dan ayrılıyor. Ve Dimitri'yi öldürmek üzere yola çıkıyor. Dimitri'nin ailesinin evine gidiyor. Orada Dimitri'nin büyükannesi onu kovunca düşüyor yine yollara bu kitapta sevimli kız Sdyney ile tanışıyoruz. O bir simyacı ve vampirlerle dampirlerden nefret ediyor. Yine de Rose'u seviyor. Rose, Dimitri'yi öldürmeye gidiyor ama aşkı galip gelince başaramıyor. Ama bu seferde Dimitri, Rose'u kaçırıyor ve onu kendisi gibi yapmak istiyor. 
Kişisel Yorumum
 Baya romantik sahneler vardı. Dimitri strigoi olmasına rağmen Rose'a aşıktı. Fakat Rose, Lissa'nın başının belada olduğunu görünce bizim Dimitri'yi kazıklayıp, akademiye geri döndü. Tam hayatının aşkının ölümünden dolayı acı çekerken bir mektup aldığında ben tamam dedim Dimitri'den. Tahminimde haklıydım. Tabii ki mektup Dimitri'den gelmişti..  Ve bu sefer o Rose'un peşine düştü hem de onunla beraber olmak için değil, Rose'u öldürmek için. 5. kitap için sabırsızlanıyorum.

Vampir Akademisi 3: Gölge Öpücük

Kitap Özeti
St. Vladimir Akademisinde bahar dönemiydi. Rose Hattawayin mezuniyeti yaklaşmıştı. Ancak Masonın ölümünden beri toparlanamamıştı Rose. Geçmiş hesaplar yakasını bırakmıyor ve bu durum derslerine konsantre olmasını engelliyordu. Dahası, en yakın arkadaşı Lissayla ilgili korkunç 

ve önlenemez düşler görüyordu. 
Fakat hepsinden önemli bir şey vardı. Rose aşıktı! 
Hem de hocası Dimitriye Bu seferki gelip geçici 
bir şey de değil, düpedüz aşktı.
Peşindeki Strigoilerin saldırısıyla ortalık karışacaktı. 
Rose, hayatını değiştirecek bir yol ayrımındaydı. Ya en yakın arkadaşını koruyacak ya da aşkın peşinden gidecekti. 
Vampir Akademisinde hiç olmadığı kadar korkunç ve karmaşık bir ders yılına hazır olun!
Spoiler:

3. kitapta Rose ve Dimitri arasında ki aşk büyüyor. Ama Dimitri bir strigoiye  dönüşüyor. Ve Rose babasıyla ilgili bir kaç gerçeğe daha ulaşıyor. Sonunda ise Rose akademiyi terk ediyor.



 Kişisel Yorumum:
Bu kitap başından beri beklediğim sahnelerle doluydu. Çok aksiyonlu ve bana göre serinin dönüm noktası olan bir kitaptı. Lisa'ya sinir oldum. Çok şımarık bir prenses. Rose kırk yılda bir kendi için bir şey yapmak istedi arkadaşı olarak ona destek olmalıydı. Köstek değil. Olmadı Lisa olmadı. Rose'un Dimitri'ye olan aşkı o kadar büyük ki avcı olmayı, Lisa'yı ve akademiyi terk edip onu kurtarmaya gidiyor. Kesinlikle kaçırmayın.

Vampir Akademisi 2:Buz Öpücük


Kitap Özeti
Aşk ve kıskançlık zorunlu bir kış tatilinde çarpışırsa, eğlence kana bulanabilir! 
Rose, Dimitri'yi seviyor. Dimitri de belki Tasha'yı seviyor. Ve Mason da Rose ile birlikte olmak için canını vermeye hazır. 
St. Vladimir'de kış tatili geldi ama Rose tatil havasına bir türlü giremiyor. Muazzam bir Strigoi saldırısı okulu yüksek alarm durumuna geçirdi ve Akademi artık Gardiyanlar'la dolu. 
Ki aralarında Rose'un çetin ceviz annesi Janine Hathaway de mevcut. Ayrıca annesiyle teke tek dövüş yetmezmiş gibi, Rose'un yakışıklı eğitmeni Dimitri'nin de başkasında gözü var. Arkadaşı Mason ise Rose'a feci tutulmuş vaziyette ve Rose da erkek arkadaşı Christian'la bol bol yiyişen Lissa'nın beynine hapsolup duruyor! 
Strigoiler yaklaşıyor, Akademi hiçbir riski göze almıyor. Bu sene, St. Vladimir'in yıllık kayak tatilli mecburi. Ancak göz kamaştırıcı kış manzarası ve şık Idaho tatilköyü yalnızca bir güven ilüzyonu. Üç arkadaş ölümcül Strigoilere karşı bir harekette bulunup kaçınca Rose, onları kurtarmak için Christian ile güçlerini birleştiriyor. 
Ancak kahramanlığın da bir bedeli var elbet... 
Çok fena, çok. Vampir kitaplarına doyduğumuz günümüzde, Richelle Mead hem eşsiz, hem de inandırıcı karakterlerle benzersiz bir dünya yaratıyor. 
-TeensReadToo.com
Sıkıntılı olaylarla başetmesini bilen gençler, bu vamp hikayede tam gaz gidiyor. Bu seri insanda kana kana içmek arzusu uyandırıyor! 
-Booklist
RICHELLE MEAD: Michigan Üniversitesinden mezun oldu. Seattleda yaşıyor. Evli. Halihazırda da yeni Vampir Akademisi romanını yazmakla meşgul.
Spoiler:
İkinci kitapta Adrian ile tanışıyoruz. Ve Rose hala Dimitri'ye aşık. Ama bunu sır olarak saklıyor. Ayrıca Lissa'nın kullandığı büyüyle ilgili daha çok bilgi ediniyoruz.
Kişisel Yorumum:
 Bu kitapta benim en çok dikkatimi çeken kişi Adrian'dı.(yakışıklı, zeki, dalgacı, psikopat ama çok sadık bir moroi.) Dahası halası kraliçe. Ama o Rose'a aşık olacak. 2. kitapta çok üzücü bir olay oluyor. Onu yazmak istemiyorum. Ama sonuna bayıldım.

14 Şubat 2013 Perşembe

Kan Bağı Serisi 2. Kitap:Altın Zambak

 
Sydney bu kitapta simyacılar tarafından kahraman olarak görülüyor. Kan Bağın'da yaptığı cesur hamleler ona karşı olan suçlamaları da ortadan kaldırdı. Ama gerçek ne yazık ki öyle değil. Çünkü Sydney aslında vampirler ve dampirlerden nefret etmiyor. Hatta artık onları arkadaşı olarak görüyor. Kan Bağı'nın sonunda Dimitri gelmişti. Bu kitapta onu sık sık okuyacağız. Ama Roze yok. Adrian hala Dimitri'den nefret etse de artık Roze'u aştı. Sydney ise kendini Adrian'dan kurtarabilmek için yeni bir sevgili buldu. Bu çocuk Sydney'e tam anlamıyla uyuyor. Hatta ruh ikizi diyebiliriz. Yine de Sydney'in aklı Adrian'da. Adrian ile birlikte onun babasıyla bile görüşmeye gitti. Babasının Adrian'ı aşağılamasına dayanamayan Sydney Lissa'nın Adrianı babasına karşı övmesini bile sağladı. Bu arada Sonya ve Dimitri deneyleri için Sydney'in kanını istiyor. Çok baskı sonucu dayanamayan kızımız kanını sonunda verdi. Sydney ve Adrian kendilerini koruma dersleri aldılar. Hatta Sydney Adrian'a araba kullanmayı öğretti. Jill ile yakınlığı giderek arttı derken bu seferde Simyacıların vampirleri öldüren kötü niyetli grubu karşımıza çıktı. Sonya'yı kaçırdılar. Ve Sydney tüm tehlikeye rağmen onu kurtarmaya yola çıktı. Adrian 'da onun peşinden gitti. Sydney dünyayı kurtarmaya çalışırken yeni sevgilisi onun bu sorumsuzluğuna dayanamayıp kızımızı terk etti. Sydney Adrian'la yalnız kaldı ve bu sefer ilk kitaptan beri beklediğim o an geldi Adrian Sydney'i öpüp ondan hoşlandığını söyledi. Araba kullanmayı bildiği halde sırf Sydney ile vakit geçirebilmek için numara yaptığına varana kadar itiraf etti. Ama Sydney kapıyı çarpıp gitti.

Kişisel Yorumum:Bu kitabı sevdim. Temposu düşük değildi. Adrian gittikçe olgunlaşıyor Sydney onu iyi biri yapıyor. Roze ile beraberken Adrian sadece Roze ne isterse onu yapıyordu. Ama Sydney'den kendisini saklamasına gerek yok. Kendisi olabilir. Sydney'i de en iyi anlayan kişi Adrian ama aralarında aşmaları gereken çok uzun bir yol var. Ve bu kitapta ileri ki kitaplarda ortaya çıkacak bir aşkı daha gördük. Jill ve Eddie bakalım hangi kitapta birlikte olacaklar. Yine de yazar beni şaşırtmadı, Adrian ve Sydney arasında 3. kitapta ilişki başlatacak. 3. kitabın ön okumasını okumuştum. Ve Adrian ile Sydney'in uçakta ki o kısacık konuşması bile bol aşklı bir bölümün bizi beklediğinin habercisi. Bu seri Vampir Akademisini geçecek böyle giderse.

Puanım:8 

1. KİTAP 
3. KİTAP

Kan Bağı Serisi 1. Kitap


Evet. Vampir Akademisi serisini okuyan herkes bu serinin kahramanlarını tanıyordur. Vampir Akademisin'de Roze'a deli gibi aşık olan ama aşkını Dimitri'ye kaptıran çapkın Moroi Adrian ve Simyacı Sydney bu serinin baş kahramanları. Hatırlamayanlar için tekrar bir tanıtayım. Moroiler: Bizim bildiğimiz vampirler. Ama onlar gönüllü olan insanlar harici kanla beslenmeyen iyi ve soylu vampirler. Her Moroi bir elementi kontrol ediyor. Adrian ruh elementini kontrol ediyor. 
Simyacılar ise: Yanaklarına altın zambak dövmesi işlenmiş insanlardan oluşan bir grup. Görevleri vampirlerin ya da dampirlerin avladıkları kötü vampirler olan shinigamilerin cesetlerini yok etmek. Bir nevi insanlarla vampirler arasında ki dengeyi sağlıyorlar.
Sydney'i tanıyanlar onun vampirlerden ve dampirlerden ne kadar nefret ettiğini, vampirleri gecenin şeytani yaratığı olarak çağırdığını bilirler. Ama Vampir Akademisi'nin son kitabı olan Son Fedakarlık'ta Sydney bir simyacının yapmayacağı şeylere karıştı. Duygularını işinin önüne koydu. Bu yüzden simyacılar tarafından dışlanıyor.  Ve Sydney küçük kız kardeşinin de kendisi gibi simyacı olmasını istemiyor bu yüzden de elinden gelen her şeyi yapıyor. En nefret ettiği yaratıklarla aynı odada kalmak zorunda kalıyor. Ama... aynı odada kaldığı Jill'e çok bağlanıyor. Bu kitapta simyacıların dünyasına derinlemesine inilmiş. Aşırı büyük bir aşk beklemeyin. Bunun yerine Adrian ve Sydney arasındaki komik diyalogları ve içlerinde başlayan hoşlanma kıpırtılarını okuyacaksınız.

Kişisel Yorumum:İlk başlarda sıkıldım. Evet hatta Altın Zambak kitabına hemen geçeyim diye hızlı hızlı okudum. Beni fazla sarmadı. Yazarın kurgusunu sevsemde gereksiz betimlemelerinden hoşlanmıyorum. Ve karakterleri arasındaki ilişkinin yavaş gelişmesi beni deli ediyor. Sydney'in korkusuna anlam veremedim zaten. Adrian bunalımdan çıktı, tek buna sevindim. Yazar beni sinir etmeyi kesip onu da mutlu edecekse ben her seriyi okurum. Ama Vampir Akademisini okuduysanız bence Kan Bağı'nı atlayıp direk serinin 2. kitabı olan Altın Zambağı okusanız da çok bir şey kaybetmezsiniz.

Puanım:5
2. KİTAP
3. KİTAP


TÜM KİTAPLAR

8 Şubat 2013 Cuma

Vampir Akademisi Serisi


Alacakaranlıktan sonra okunmaya değer gördüğüm bir seridir.
Kitabımızda en çok dikkat çeken canlılar:
Moroiler:iyi vampirler. Ve bir element kullanan soylu kesimi.

Dampirler:Moroiler ve insanlardan ya da
 dampirlerden olma canlılar.

Simyacılar: Vampirlere karşılar ama onların ve insanların güvenliğinden sorumlu insanlardan oluşan grup.

Strigoiler:İblisler, yani kötü vampirler. Bir vampir ya da dampir strigoiye dönüşürse öldürülmek zorundadır.

Birinci kitap: Lissa yani son Dragomir prensesi ve bir Moroidir. Rose ise ona gölge öpücüğü ile bağlı olan dampirdir. Rose ve Lissa anaokulundan beri en yakın arkadaştır.Ve Rose hayatı boyunca onu korumaya yemin etmiştir. Hatta bunun için okuldan kaçmışlar ve 2 yıl insanların arasında yaşamışlardır. Ama işler planladıkları gibi gitmez ve akademideki muhafızlar bizim kızları çektikleri gibi okula geri gönderirler. Başrol kızımız Rose asi, inatçı, güçlü, zeki ve çok cesur bir kızdır. Ama bir sorunu vardır oda öğretmeni Dimitri'ye aşıktır. Dimitri, Rose'dan 7 yaş büyük olan bir dampirdir. Lakabı Tanrı'dır. Çünkü çok güçlü ve yenilmez biridir. İlk kitapta Rose ve Dimitri'nin gel gitlerle dolu aşkını ve  Lissa ile  Rose'un bağını öğreniyoruz. Ayrıca bu kitapta birden fazla aşk işleniyor bunlardan biri de Lissa ve Chiristian aşkı. Chiristian'ın ailesi kendi istekleri ile strigoi olmuş moroilerdir. Bu yüzden Chiristian dışlanmış bir çocuktur. Ayrıca ateş elementini kontrol edebiliyordur. Bu akademideki Dampirler Moroileri korumakla görevli muhafızları temsil ediyor. Bir dampir ya Kan fahişesi olacak, kanı emilecek. Ya da muhafız olacak, başka bir şansı yok.
Kişisel Yorumum:
Çok fazla sürükleyici bulmadığım ama 3. kitaptan sonra tutkunu olduğum bir seri. İlk kitapta sıkılanlar zorla okumaya devam edenler olursa, 2. ve 3. kitabı okumadıkları için pişman olurlar. (2. kitapta yeni bir karakter girecek. Adı: Adrian ve bir sürü kişi kendisine hayran benden söylemesi.)
 O yüzden sıkın dişinizi ve seriyi okuyun diyorum. 
Puanım:5