-->
Judith McNaught etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Judith McNaught etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2013 Pazar

Westmoreland Serisi 2: İçinde Aşk Saklı


Bu seride baş kahramanımız Claymore dükü Clayton Whitney adlı canlı, kıpır kıpır uçarı bir kıza kafayı takıp onu karısı yapmaya çalışıyor. Royce'nin torunundan da daha azı beklenmez zaten. Kızımız hep düklerin yaşlı ve asık suratlı olmasını düşünen biri ama Clayton ile daha ilk karşılaşmalarında onun kimsenin onu keşfedemediği kılığıyla tanıyan zekasına hayran oluyor. Fakat yüzünü göremiyor. Daha sonra onu fark etmeyen ilk aşkını elde etmek için memleketine geri dönüyor. Dükümüz ise bu kızı elde etmek için babasına kumpas kuruyor. Bu arada ikilimiz santraç maçları yapıp gülüşüp eğleniyorlar. Kızımız başta Clayton'a ısınamasa da evlilikte keramet var sözünden ötürü kocasına aşık oluyor. Bu seferde yanlış anlamalar peşlerini bırakmıyor. Sürekli kavga ve yanlış anlamalarla geçen mücadelenin sonunda tabii ki kazanan aşk oluyor.

Yorumum: Okuduğum en kötü Judith kitabıydı. O kadar sıkıldım ki anlatamam. Kızım artık bir akıllan. Claymor dur uslu demekten dilimde tüy bitti. Kendime işkence ederek kitabı bitirdim. Okusanız da olur okumasanız da. Zaten ilk hikaye ile bağlantısı da yok. Sadece aynı dükalığı yaşatan karakterler. Royce ve Jennifer öleli yıllar olmuş. Bambaşka bir hikaye. 


 Puanım:3

16 Temmuz 2013 Salı

Westmoreland Serisi 1i: Düşler Krallığı

Julia'dan sonra en iyi tarihi kitap yazarı Judith McNaught'un soğuk ve sert iskoç beyleri ile cesur ve güzel kadınlarıyla tanışmaya hazır olun. Westmoreland Serisinin ilk ve bana göre en iyi  kitabıdır bu kitap.
Hikayemiz Kurt lakaplı soylu savaşçı Royce'nin, iskoç dükünün kızı Merrick ve onun kız kardeşini rehin almasıyla başlar. Merric çok çetin ceviz bir kızdır. Ona doğunun incisi de derler. Annesini kaybedince gaddar babası ve kardeşleri ile yaşamak zorunda kalmıştır. Bu da onu çok güçlü bir karakter haline getirmiştir. Merric, Royce'den kaçmak için her şeyi yapar. Ama sonunda hep çuvallar. Bu sırada başta birbirlerini öldürmek isteyen ikilimiz arasında bir sevgi doğar. Royce, Merric'e çok bağlanır onu elinde tutmak için kız kardeşini kullanarak Merric ile yatar. Fakat, Merric'in kardeşi onu Royce'den kurtarır. İkilimiz düşman ülke çocukları olduğundan yanlış anlamalara maruz kalırlar. İngilizler Merric'e sürtük derler. İskoçlar ise Merric Royce'yi kandırdığı için onunla alay ederler. Dedikodular baş gösterince bunu önlemek isteyen kral, Royce ve Merric'i evlendirir. Royce'yi de Claymore Dükü ilan eder. Merric bekaretini elinden alan kocasından başta nefret etse de ona olan aşkı her şeye üstün gelir. İkilimiz mutlu mesut yaşarlar. Lakin bu da uzun sürmez bir yanlış anlama sonucu Royce Merric'in kardeşini öldürür. Bundan sonrasını yazmayayım baya bir bölümü özetledim. İkilimizin sonunu okuyup görün. Gerçi her roman gibi bununda nasıl bittiği belli. 
Kişisel Yorumum:
Beni Julia kadar etkilemese de etkileyici bir dili var Judith'in. Ama her karakteri birbirinin aynı. Kötü, acımasız erkekler, yabancı gelinler. Bir sürü yanlış anlamalar. Bunlar klasik tarihi roman karakteri özelliği olsa da beni bazen sıkıyor. Bu kitap ta öyleydi. Aşırıydı. Bazılarına göre bir şahaser olan bu kitapta benim için eksik kalan bir şeyler vardı. En basiti, Bridgerton erkeklerinin inceliği Kurtta yoktu. Bildiğin öküzdü. Ve kızımız cesur ama saftı. Yanlış anlamalar zaten sinirlerimi zıplattı. Öte yandan Royce çok kabaydı. Hadi geçtim hepsini tam mutlu olacaklar derken sen git kızın abisini öldür. Hem de suçsuz yere. Kızın yerinde ben olsam daha bile kötü davranırdım. Çok yumuşak davrandı. Asla da affetmezdim. Yazar bu yüzden abartmış. Kardeşini öldürtmeseydi bu kitaba 10 puan verecektim. Fakat kardeşini öldüren biriyle ne yaparsa yapsın kızın barışmasını midem kaldırmadı. Bu yüzden;
Puanım: 7